Aşılı Ceviz Fidan Üretimi

Cevizde, aşılı fidan üretimi yaygın olarak göz aşısı ve daha az miktarda da kalem aşısı ile gerçekleştirilmektedir. (Baytar 1995, Erdoğan 2006, Tosun vd. 2008). Günümüzde, ülkemizde ceviz fidanı üretimi büyük ölçüde Marmara Bölgesinde yoğunlaşmıştır. Üretim, vejetasyon döneminin uzun olduğu, kış ve ilkbahar geç donlarının etkili olmadığı Balıkesir (özellikle Bandırma), Bursa, Yalova, Manisa ve Denizli gibi yerlerde yapılmaktadır. Son yıllarda özellikle Bursa’da kış döneminde kalem aşıları yapılarak örtü altında aşılı fidan yetiştirilmekte ve Mayıs sonu Haziran başında tüplü fidan olarak satılmaktadır. İklimin daha sert olduğu ve kış aylarının aşılı gözlere zarar verebildiği Bolu ve Kaman gibi yerlerde ise ya örtü altında kalem aşısı yapılarak veya aşı yeri ısıtılarak fidan üretilebilmektedir. Sert kabuklu meyve türlerinden kestanede olduğu gibi (Duman ve Serdar 2005), aşılı ceviz fidanı üretiminde de göz aşılarının veya kalem aşılarının yapılabilmesi için anaç olarak 1-2 yaşlı çöğürlerin kullanılmasına ihtiyaç vardır. Dolayısıyla tohum ekiminden itibaren aşılı fidan yetiştirme süresi 2-3 yıllık bir zaman almaktadır (Rovira ve Aleta 2010). Bu sürenin azaltılması fidan üreticileri için çok önemli bir ekonomik kazanç sağlayacaktır. Hipokotil ve epikotil aşıları tohum çimlenmesinden itibaren çimlenen tohumların hipokotil veya epikotil kısımlarına çok erken dönemde uygulanan aşılardır. Özellikle epikotil aşısı kestane, mango ve Jackfruit (Artocarpus heterophyllus L.) gibi bazı türlerde, ekonomik, etkin ve hızlı vejetatif çoğaltma sağlamaktadır (İslam vd. 2003, Radha ve Aravindakshan 2000, Duman ve Serdar 2005). Bu çalışmanın amacı, henüz yeni çimlenmiş ceviz tohumlarına (çöğürlerine) epikotil aşısı uygulayarak aynı yıl içerisinde hem anacın hem de kalemin gelişmesini sağlamak ve bir yıl içinde aşılı fidan elde etme olanaklarını araştırmaktır.

Cevizde Aşı ile Çoğaltım Konusunda Yapılan Çalışmalar:

Reil vd. (1998), ceviz aşılarında başarı için sıcaklık ve ksilem kanaması konusunda dikkatli olunması gerektiğini ve böylece büyük ölçüde başarı sağlanabildiğini belirtmektedir. Araştırıcılara göre kanama kök basıncı ile ortaya çıkmaktadır. Kanama suyu, yapılan aşının bağı veya macunu içinde kalması halinde aşıyı öldürmektedir. Hava sıcaklığındaki sık değişimler kanama sorununun daha fazla olmasına neden olmaktadır. Kanama, aşıdan 1-2 hafta önce çöğürlerin tepesinin vurulması ile veya aşı yapılacak noktanın altında kabuk ve odunda kesitler açılması ile kanama yaptırılarak kontrol altına alınabilmektedir. Ayrıca aşılamalar sırasında sulamanın yapılmaması da önemlidir.

Hava sıcaklığının ekstrem derecede sıcak veya soğuk olmasının aşı yerinde kaynaşmayı geciktirdiği bildirilmektedir (Reil vd. 1998). Cevizler 20o C’nin altında hiç kallus oluşturmamaktadır. Kaynaşma için ideal hava sıcaklığı ise 26o C’dir. Pinghai ve Rongting (1991), cevizde aşı noktasının nemli talaş ile kapatılmasının fenol bileşiklerinin absorbe edilmesinde, ortamın nemli ve sıcak olmasında yardımcı olduğunu bildirmektedir. Kalem aşılarında aşıda kullanılan aşı kalemi de dikkatli seçilmelidir (Reil vd. 1998). Bir önceki yılın sürgünleri aşı kalemi olarak kullanılmalıdır. Kalemler pişkin olmalı ve öz boşluğu mümkün olduğu kadar küçük olmalıdır. Kalemler dinlenme döneminde alınmalı ve aşı zamanına kadar nemli torf veya talaş içinde ya da plastik torbalarda 0-4o C de muhafaza edilmelidir. Baytar (1995), Ankara koşullarında iki yıl süreyle Temmuz ve Ağustos aylarında uyguladığı bilezik, I ve yama göz aşılarında aşı başarısını birinci yılda sırasıyla %70.0, %63.3 ve %53.3, ikinci yılda ise sırasıyla %82.5, %73.5 ve %60.8 olarak belirlemiştir. Her iki yılda da Temmuz aşılarında aşı başarısı aşının yapıldığı dönem içinde sürme oranı, ertesi ilkbaharda sürme oranı ve sürgün uzunluğu daha yüksek olurken, Ağustos aşılarında kış zararı daha fazla görülmüştür. Ankara koşullarında her iki yılda da tutan gözlerde %30.5 - %37.5 oranında kış zararı tespit edilmiştir. Araştırıcı üçüncü yıl aşılarını aynı aşı yöntemleri ile Ankara ve Ayaş’ta yapmıştır. Ankara’da aşı tutma ve sürme oranları ile sürgün uzunluğu sırasıyla %61.4, %34.2 ve 11.7 cm olurken aynı parametreler Ayaş’ta %75.5, %51.1 ve 5.8 cm olarak gerçekleşmiştir. Aşı başarısı üzerine lokasyonun etkisi açıkça belirlenmiştir. Barut (2001), 5 ceviz çeşidinde iki yıl süreyle dilcikli aşı yapmış ve çevre koşullarının, özellikle yüksek sıcaklığın aşı başarısı üzerine etkisini incelemiştir. Aşı başarısı arazide yerinde çöğürlere yapılan aşılarda %36.0, sökülüp saksılara dikilen çöğürlere açıkta yapılan aşılarda %48.6 ve sökülüp saksılara dikilen çöğürlere tünelde (22-29o C) yapılan aşılarda %85.8 olmuştur. Aşı sürgünü uzunluğu da sırasıyla 26.4 cm, 36.7 cm ve 81.7 cm olmuştur. Sonuçlar aşıdan sonra yüksek sıcaklık uygulamasının aşı başarısını ve sürgün uzunluğunu arttırdığını, ayrıca çöğürlerin saksılara dikilerek aşılanmasının yerinde sökülmeden yapılan aşılara göre daha başarılı olduğunu göstermiştir. Özkan vd. (2001), Tokat koşullarında Ağustos ayında ‘Bilecik’, ‘Yalova-1’, ‘Yalova-3’, ve ‘Yalova-4’ ceviz çeşitlerinde yama göz aşısı uygulamışlar ve aşı başarısı ile fidan randımanını karşılaştırmışlardır. Aşı başarısı çeşitlere göre sırasıyla %90, % 85, % 88 ve %90 olmuştur. Fidan randımanı en yüksek %53 ile ‘Bilecik’ çeşidinde ve en düşük %28 ile ‘Yalova 4’ çeşidinde gerçekleşmiştir. En uzun sürgün uzunluğu 244.5 cm ile ‘Yalova-1’ çeşidinde en kısa 179.7 cm ile ‘Yalova-4’ çeşidinde olmuştur. Achim ve Botu (2001), Romanya’nın Subcarpathian bölgesinde göz aşılarında %11.5 - %52 başarı elde edilebildiğini bildirmektedir. Araştırıcılar yaptıkları çalışmada yongalı göz aşışında en yüksek başarıyı 15 Mayıs (%60.4) ve 15 Haziran (%60.8) aşılarından elde etmiştir. Aynı yıl dikilen çöğürler üzerindeki aşı başarısı %78 olurken bir önceki yıl dikilen çöğürler üzerindeki aşı başarısı %40 seviyesinde kalmıştır. Bu farklılık aynı yıl dikilen çöğürlerin aşı zamanına kadar kök sistemini tam anlamıyla oluşturamaması ve ksilem kanamasının şiddetinin daha az olması ile açıklanmıştır.

Bitkisel Materyal

Çalışmada bitkisel materyal olarak ‘KR2’ ve ‘Chandler’ çeşitlerinin (J. regia) aşı kalemleri ile J. regia türünün İran kaynaklı tohumlardan elde edilen çöğürler anaç olarak kullanılmıştır. KR-2: Bu çeşit Kırşehir orijinlidir ve seleksiyon aşamasında Kırşehir-2 (KR-2) olarak adlandırılmıştır. Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü, Yalova tarafından bu çeşide ‘Yavuz-1’ ismi verilmiştir. Yaygın dik formlu bir taç yapısı vardır. Genellikle karasal iklime sahip yerlerde yetiştiriciliği önerilmektedir (Tosun vd. 2008). Meyvesi oval ve iridir. İç, beyaz renklidir ve kabuktan kolay ayrılmaktadır. Meyve ağırlığı ortalama 17 g ve iç randımanı ortalama %50’dir. Kuru ve taze tüketime uygundur. Eylül sonlarında hasat edilmektedir. Ancak verimli bir çeşit değildir. Dişi çiçekler genellikle sürgün ucunda oluşmaktadır.

CHANDLER: Bu çeşit Kaliforniya Üniversitesi tarafından geliştirilmiş olup bir ‘Pedro’ x ‘UC56- 224’ melezidir. Yerli çeşitlerimize göre nispeten geç yapraklanmaktadır. Yüksek verimlidir ve yan göz verimliliği %90’dır. Ağaçları orta kuvvette ve yarı dik olarak büyümektedir. İç randımanı %49 olup iç ağırlığı ortalama 6.5 g’dır. İç kalitesi yüksek olup %90-100 oranında beyaz iç vermektedir. Son yıllarda Kaliforniya’da ve dünyanın değişik ülkelerinde yaygın olarak dikilmektedir (Hendricks vd. 1998).

Çöğür eldesi

Katlama, çimlendirme, kök uç kesimi, torbalara ekim ve büyütme: Araştırmada kullanılan çöğürleri elde etmek üzere tohumlar katlamaya alınmıştır. Tohumlar sert kabuklu olmalarından ötürü önce 48 saat süre ile oda sıcaklığında suda bekletilmiş (Şekil 3.1a) ve bu esnada su yüzeyine çıkan boş tohumlar ayıklanmıştır. Daha sonra tohumlar soğuklama ihtiyacını karşılamak üzere 20 Ocak 2009 tarihinde içinde nemli perlit bulunan kasalara alınmıştır (Şekil 3.1b). Katlama işlemi +4±1ºC sıcaklık ve %85 nem içeren soğuk hava deposunda soğuklama süresi en az 1224

cevizceviz

saat olacak şekilde gerçekleştirilmiştir. Tohumlar, Nisan aşıları için 13 Mart 2009 tarihinde ve Mayıs aşıları için 13 Nisan 2009 tarihinde katlamadan çıkarılmıştır. Tohumlar çimlendirmek üzere içinde perlit bulunan tahta kasalara ekilmiş ve 23- 27ºC sıcaklıktaki seraya alınmıştır (Şekil 3.2). Tohum ekimden 10 gün sonra çimlenen ve kök uzunluğu 3-5 cm uzunluğa erişen tohumlarda yan kök (saçak kök) oluşumunu teşvik etmek amacıyla kök ucu 3mm kesilmiş ve ardından tohumlar içinde perlit, torf, toprak ve hayvan gübresi (1:1:1:1) bulunan 13x20cm ebatlarındaki plastik torbalara yaklaşık 7-8 cm derine ekilmiştir (Şekil 3.3). Böylece epikotilin aşı yapılabilecek şekilde uzun, kalın ve etiolleşmiş olması sağlanmıştır. Torbalar plastik kasalara yerleştirilmiş ve ısıtılan serada yaklaşık 20-25 gün süre ile büyümeye bırakılmıştır. Aşı kalemlerinin temini ve saklanması ‘KR-2’ çeşidinin aşı kalemleri Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Araştırma ve Uygulama Bahçesi’nde bulunan yaklaşık 20 yaşındaki ağaçlardan alınmıştır. ‘Chandler’ çeşidinin aşı kalemleri Özel bir fidan üreticisinden temin edilmiştir. Aşı kalemleri dinlenme döneminde 23 Mart 2009 tarihinde alınmış ve aşı zamanına kadar polietilen torbalar içerisinde +4±1 ºC sıcaklık ve %95 neme sahip saat olacak şekilde gerçekleştirilmiştir. Tohumlar, Nisan aşıları için 13 Mart 2009 tarihinde ve Mayıs aşıları için 13 Nisan 2009 tarihinde katlamadan çıkarılmıştır.
Tohumlar çimlendirmek üzere içinde perlit bulunan tahta kasalara ekilmiş ve 23-27ºC sıcaklıktaki seraya alınmıştır (Şekil 3.2). Tohum ekimden 10 gün sonra çimlenen ve kök uzunluğu 3-5 cm uzunluğa erişen tohumlarda yan kök (saçak kök) oluşumunu teşvik etmek amacıyla kök ucu 3mm kesilmiş ve ardından tohumlar içinde perlit, torf, toprak ve hayvan gübresi (1:1:1:1) bulunan 13x20cm ebatlarındaki plastik torbalara yaklaşık 7-8 cm derine ekilmiştir (Şekil 3.3). Böylece epikotilin aşı yapılabilecek şekilde uzun, kalın ve etiolleşmiş olması sağlanmıştır. Torbalar plastik kasalara yerleştirilmiş ve ısıtılan serada yaklaşık 20-25 gün süre ile büyümeye bırakılmıştır.

Aşı kalemlerinin temini ve saklanması
‘KR-2’ çeşidinin aşı kalemleri Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Araştırma ve Uygulama Bahçesi’nde bulunan yaklaşık 20 yaşındaki ağaçlardan alınmıştır. ‘Chandler’ çeşidinin aşı kalemleri Bursa ilindeki özel bir fidan üreticisinden temin edilmiştir. Aşı kalemleri dinlenme döneminde 23 Mart 2009 tarihinde alınmış ve aşı zamanına kadar polietilen torbalar içerisinde +4±1 ºC sıcaklık ve %95 neme sahip soğuk depoda muhafaza edilmiştir. Aşı kalemlerinin mümkün olduğunca ince fakat pişkinleşmiş olmasına dikkat edilmiştir.

asiuretimi asiuretimi1

Aşıların yapılması ve bakımı
Aşılama işlemi kök ucu kesiminden yaklaşık 20-25 gün sonra 14 Nisan 2009 tarihinde ısıtılan serada yapılmıştır. Mayıs aşıları ise 14 Mayıs 2009 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Bunun için önce tohumların üst kısmındaki ortam temizlenerek tohum ve epikotil bölgesi açığa çıkarılmıştır (Şekil 3.4). Yaklaşık 0.5cm kalınlıkta olan epikotiller kotiledonun yaklaşık 2cm üzerinden kesilmiştir (Şekil 3.5). Bu epikotillere yarma aşısı yapılmıştır. Bu amaçla epikotiller yaklaşık 1-1.5 cm derinliğinde yarılmıştır. Yaklaşık 5-7 cm uzunluğundaki aşı kalemleri 2 göz üzerinden kısaltılmış ve alttaki gözün altından her iki yönde 1-1.5 cm kadar inceltilerek kama haline getirilmiştir (Şekil 3.6). Epikotiller ile aşı kalemlerinin aynı kalınlıkta olmasına özen gösterilmiştir. Aşı kalemi epikotildeki kesit içine kambiyum dokuları çakıştırılmak üzere kabuk-kabuğa gelecek şekilde yerleştirilmiştir. Daha sonra kalemi sabitlemek ve su kaybını önlemek için parafilm
ile sıkıca sarılmıştır (Şekil 3.7). Aşı yeri nemli perlit ile 4-5 cm kalınlığında örtüldükten sonra kalemin ucu su kaybını önlemek için macunlanmış ve böylece aşı işlemi tamamlanmıştır.

Kaynakça: CEVİZ (Juglans regia L.) FİDANI ÜRETİMİNDE EPİKOTİL AŞISININ AŞI BAŞARISI VE FİDAN GELİŞMESİ ÜZERİNE ETKİSİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ